Sunday, April 26, 2009
Cornflake Cakes - Hainlik hat safhada! :)
Sunday, April 19, 2009
Turklerde Gocebe Kultur
Neyse, ne diyorduk, iste belki de depresyondaydilar, belki de yemekleri bitmisti, belki de iclerinden bazilari "icimde garip bir duygu git, git, git buralardan diyor" gibi hissediyordu, belki de o zamanlarin kotu adamlari peslerindeydi, belki de adam/kadin "significant other"a darilmisti, "artik donmeyecegim!" demisti. Ama iste baslamisti bir kere, durdurulamiyordu. Belki de genlerimizde macerasever bir durum vardi, devam etti gitti.
Sonra sonra olay sekil degistirdi ama devam etti iste. Kimileri kendi dogasina aykiri bir sekilde dondu dolasti dogup buyudugu yere geldi, kimisi de dunyanin obur ucuna gidip hala baska yerlerin hayallerini kurmaya devam etti. Bazilari son 9 yildir her 6 ayda bir ev, ve son bir iki senedir de sehir degistirmis mesela. Ama ne yapicaksin ki dogasinda var, gocebe kultur, taa ne zamanlardan geliyor, kolay degil.
Gocebe kulturun yansimalari tabi cikar mi ortaya yakinda? E pek tabi, neden olmasin. Son bir kosusturma ertesinde sinir kuvvetleri de izin verirse yeni yemekler, yeni muzeler, yeni caddeler beni bekler deneyimlenmek icin. Sonra belki yeni bir blog da beni bekler, belki de bu sefer ingilizce olur, hic belli olmaz. Bakalim...Simdilik onumuzdeki 3 maca bakicaz, sonra da konsolosluk kapisina! Eskiden vize mi varmis? Nasil gelisti zannettiniz bu gocebe kultur? Hey gidi gunler...
Haydi siz 25 C gunlerin tadini cikartin, ben de toparlanayim...
Gorusene kadar herkeslere bol gunesli meyvali gunler diliyorum:)
B
* Yazinin cogunun atmasyon oldugunu soylememe gerek yok herhalde?
Thursday, February 26, 2009
Yauatcha
Takip edenler fark etmistir, annem ve babam yilbasinda bizlerle Londra'daydi bu sene. Ben de yilbasi icin geliyorlar diye ozel bir sey yapmak istedim ve bir ay oncesinden rezervasyonu hallettim:) Yauatcha arkadaslarimiz yoluyla kesfettigimiz bir cin lokantasi aslinda, Hakkasan 'in kiz kardesi olarak da biliniyor. Hakkasan'la bir karsilastirma yapamayacagim hic gitmedigim icin ama sanirim bir nebze daha ucuz fiyatlar acisindan.
Tatlilarin yanisira tuzlular da getiriyorlar, normalde Ingilizlerin aksamustu caylarinda yedikleri parmak sandvic denilen minik sandvicler oluyor ama ben bu sefer annemler cin yemeklerinden de denesinler diye baska secenekler aldim. En alt kattaki muhtesem uclu onlar: Geyik etli puf boregi, scallop (deniz taragi sanirim turkcesi) ve ici siyah tohumlu tahin lezzetinde olan topcuk. Hepsi de lezizdi ama bence ozellikle scallop ve o tahin lezzetli top unutulmayacak tatlardandi.
Thursday, January 22, 2009
Hop hop Ciko Top :)
Malum insanin annesinin yemek ogretmeni olmasi hayatini sekillendiren bir sey, yasamayanlarin bilmesi zor tabi. Annekusun yemek ogretmeni olmasi yeni tatlara acik olmasi ve de evde surekli denemeler seklinde olmasi anlamina geliyor. Geleneksel tatlarda super seviyelere ulasmayi engellemiyor tabi bu! Sonra her dogumgunu ayri sekilli bir pasta, ve evde bir kurabiye-borek-corek bollugu demek. Her yemekte duzenli vitaminli beslenmeler demek. Ah ahh hep demisimdir kolay gelmedim ben bugunlere diye:) (Tosunluk isin cabasi:) )
Durum su ki yarin sinav sonuclarim aciklaniyor, kasimda cektigim cilelerin karsiligi var midir yok mudur, olay bu! Yoksa da canimiz sag olsun tabi ama cok rica ediyorum, guzel bir gun olsun yarin.
Yine dagildim, nerde kalmistim? Heh, sinavlar! Simdi guzel gelirse sonuclar, adet yerini bulsun modunda cikolata kek vs goturmek lazim ofise. Benim de aklima bu ciko-toplar geldi, hemencecik annemden aldim tarifi. Super de kolaymis!
Ardindan kuruyemis kavanozundan ozenle secilen karisik ceviz, yer fistigi ve kavrulmus findik da ayni ilkel yontemlerle ufalanmaya giristiler. Yine siz robot neyim halledersiniz bir sekil.
Sonrasinda siyah cikolata kesme tahtasi ustunde bicak yardimiyla ufalanir. Bu arada markette cikolatalara bakarken gozum frambuazli olana takildi, icinde ufak frambuaz taneleri olandan aldim marketten, cok guzeldi tadi, ilginc hafif bir meyve aromasi da katti toplara.
Son olarak da bunlarin hepsi karistirilip yag ile yogrulur. Annem margarin de koyulabilir dedi ama ben sivi aycicek yagini tercih ettim. Biskuvi, findik fistik ve cikolata karisimina yagi yavas yavas ilave etmek lazim. Benim karisim robottan gecmedigi icin cabuk yumusamadi, icine birazcik sut de ekledim.
Ve yum yum yummmmm leziz oluyorlar:)
Iste bugun tum dunyayla dunyanin en bir kolay ama leziz tarifini paylastim sevgili foodieler:))) Bu kiyagimin uzerine guzel sonuclar gelsin artik cok rica ediyorum:)))
Herkese guzel haftasonlari simdiden!
* Bir sonraki yaziya anne ve babakusun cilgin aksamustu cayi macerasi sizlerle, dininim dininimmm dinininimmm:)
------------------------
Edit: Ta tammmm uykusuz gecelerin urunu cikolar muhtesem sonuclar yaratti:) Mujdeli haber, sinavlardan gecmisim:) Ayrica topcuklar cok lezzetli olmus, ofiste cok olumlu elestiriler aldim, makarna ve annemlere yaptigim yemek facialarindan sonra azicik guvenim yerine geldi:))
En komigi aksamustu son bir kac taneyi bitirmek icin sordugum "any more balls?" sorusu oldu:))) her neyse cok batmadan toparladim neyse ki:)
Monday, December 29, 2008
2009, Bring it on!
2008 oldukca zorlu bir yil oldu, cok cok cok kotu olaylar yasamadik ama yine de kotu olaylar yasadik az cok. Polyannacilik gibi oluyor ama motive olup devam edebilmek icin de baska yolu yok, sukredip gecicez onumuzdeki maclara bakicaz hep!
2009 icin de hic iyi seyler soylenmiyor - ozellikle krizden dolayi - ama yine de gelsin bakalim, ben umutluyum, illa ki iyi seyler olcak ve de illa ki kucuk minik surprizler - iyi veya kotu - bizleri bekliyor sabirla...O yuzden gelsin bakalim, hem de bu sefer annemle babamla gelsin:)
Yarin cok muhim misafirlerim geliyor efenim, o nedenle bir sure buralarda olmam ben. Onlara hazirlanan sofralari ama bir bir fotograflar saklarim bir kenarda sonra yazmak icin:)
Herkese mutlu bir yil diliyorum:)
Thursday, December 25, 2008
Monday, October 27, 2008
Zorunlu (?) Ara
Neyse zaten bu yaziyi okuyamayacaksiniz cogunuz ama olsun. Benim yine bir kosturmaca durumum mevzu bahis, her sabah uyanip "Allahim lutfen sadece 1 guncuk bir sey dusunmeden oturmak oyle tavana bakmak istiyorum" diyorum, ama kasim sonuna kadar pek mumkun degil. Sinavlarim yaklasiyor yine, ondan kelli yaklasik bir 3-4 hafta yokum.
Donusum muhtesem olacak gibi geyikler yapmak isterdim ama soz vermeyeyim :)
Herkese guzel bir kac hafta diliyorum, yakinda gorusuruz umarim!
Monday, September 29, 2008
Bu arada...
Unutmadan not edeyim istedim.
Bir diger bu arada da Turkiye'den izlenebiliyor mu bilmiyorum ama BBC I-Player diye bir sey baslatti. BBC'de yayinlanan programlarin videolari web sitesinde yer aliyor, isterseniz kendi bilgisayariniza yukluyorsunuz, isterseniz internetten izliyorsunuz. Burda Categories bolumunden Factual'a girerseniz Food & Drink bolumunu bulacaksiniz. Cilgin programlar oluyor, izleyebiliyorsaniz kacirmayin derim.
www.bbc.co.uk/iplayer
And another btw (bu arada means btw in Turkish) is that some friends asked for some posts in English, I'll consider it. It doesn't seem possible before Dec with my busy schedule but might be one of my new year resolutions;) Who knows? :)
Deliye her gun bayram :)
Giyelim en guzel giysileriii
Saclarimizda sonbahar cicekleriii *
Uzmeyelim bugun annemizi :)
Bayram yarin ama ben bugunden kisacik bir post yazayim istedim. Herkese sevdikleriyle beraber gecirdikleri tatli sohbetlerin sekerparelerin havada ucustugu bir bayram diliyorum:)
Biz yine uzaklardayiz ama canimiz sag olsun, bir dahaki Ramazan Bayramina diyelim artik! Onemli olan kalpler bir olsun gibisinden de bir klise koydurmadan edemicem, klise ama dogrudur ne diyelim.
Bayramda aile yoksunlugunu kapatmak ve biraz daha evcil hissetmek adina dun oturdum kendime kiymali pattis yaptim sevgili foodieler! Cok kolay oldu, fotografini cekemedim ama klasik pisirme usuluyle sogan, kirmizi kozluk biber, havuc, kiyma ve de yavru pattislerden koydum. Bir de salca ekledim tabi, anneminkine azicik yaklasti, o yonden mutluyum:) Bir dahakine cekerim fotosunu.
Iyi bayramlar ve tatiller!
* Buna bir turlu karar veremedim sonbahar cicekleri miydi yoksa taze kir cicekleri miydi?
Tuesday, August 19, 2008
Finding Neverland
Burda havalar cok guzel...Biliyor musun ki ben eskiden butun yazlarimizi beraber gecirdigim cok yakin arkadasima kisin yazdigim her mektubun basinda boyle bir hava durumu ozeti verirdim? Neden bilmiyorum, belki de boyle yillar sonra nese malzemesi olsun diye yapmisimdir...Neyse bu gereksiz ayrintiyi bir kenara birakirsak eger...
Burda havalar dedim ya iste cok guzel. Her gun gunes, boyle diyorum ki bazen bir yaz mevsimi nasil bu kadar guzel gecebilir diyorum. Ne cok sicak ne cok soguk, boyle 25-30 derece civarlarinda oldu butun yaz, hic de beklemiyorduk boyle gelismesini havalarin; sasirdik, mutlu olduk, boyle bir cocuk olduk senin anlayacagin.
Sabahlari ise gitmek icin kalkinca bir huysuz tavuk olmadik mesela. Haftasonlari da sehrin degisik mekanlarini sectik piknik yapmak icin, cocukluktan kalan piknik anilarindan konustuk durduk; mesela bir keresinde cimlere kurumasi icin biraktigim corabi bir turlu bulamamistim da bir bakmistim bir inek agzinda gevis getiriyordu benim minik corabimla...Boyle eglenceli anilardan konustuk hep. Annemle benim eski arabamizin onunde kocaman yaprakla cekilmis fotosunu animsadik, cocukluk fotolarinin evin hangi kosesinde gizlendigini merak ettik falan...Sonra aksamlari nehir kiyisinda yuruyuse ciktik, taa uzaklardan "ne olcak bu memleket hali" muhabbetlerini eksik etmedik, "ne zaman donsek" tartismalari da yaptik hic sonuclanmayan...E tabi adada yasiyoruz ya, 2-3 haftada bir degisik bir plaj kesfettik, nasil guzel yerler var bir gorsen. Boyle ilik tertemiz suda yuzerken kendimizden gectik, dalgiclik ogrenseydik ne guzel olurdu diye dusunduk...vs vs...Oyle gecti gitti bir yaz...
Gecti gitti diyorum da sen de aa daha Agustos'un ortasini yeni gectik cik cik cik diyorsun bana, duyuyorum...Ben de gectigine inanmadim ilk basta ama vitrinlerde sonbahar kiyafetlerini gorunce biraz biraz iskillendim, gercekten yaz bitiyor olabilir mi diye. Sanirim dolabin derinliklerine attigim semsiyeyi de cikartmam gerekecek yine...Neyse bunlari donunce dusunurum artik...
Donunce diyince sen de bir iskillendin biliyorum, nerde yine bu kiz diye. Ben yine Galler'e geldim, iste kurs murs sinav minav durumlari. Sinavlar daha Kasim'da ama hazirliklari basladi...Butun gun kocaman bir dosya konuyu yillardir anlatmanin verdigi rahatlikla, her seyi bildigimizi dusunerek, isik hiziyla anlatan bir hocam var. Hizli oldugu kadar da kaderci kendisi, bir sey sordugun zaman "I'm afraid you just need to learn this way, you won't have the time to ask why in the exam and you won't have the time to calculate this...bloody bla bla...it's just like this, some genious find it and it's the easiest way, accept it..." pisirti cevap veren bir curetkarliga sahip. Bu arada da dusunmenin ne kadar gerekli bir sey oldugundan sayfalar dolusu olay ve aciklamayla bahseden, neden aramayi oven de bir kitabim var, yani basimdan ayiramadigim...Bir de ben varim tabi iste arada boyle bir onu bir bunu dusunup, dusunup dusunup oturan, zamanini bekleyen karakter olarak hikayede.
Neyse sen onu bunu gec de...diyorum ki havalar guzel, yaz guzel, Galler'de bir kurstayim ama olsun. Buranin dogasi nasil guzel bir gorsen! Her gun yuruyuse cikiyorum, kilometrelerce yuruyorum yuruyorum, sehirden uzaklasmanin tadini cikartmaya calisiyorum.
Boyle iste sevgili foodie. Yaz bitmeden sana yazin guzelliklerinden bahsetmek istedim bir postta.da, her gun yemek olmaz ki ama di mi?
Butun bunlari yazarken iste o bahsettigim uzuuun mu uzun kitabin sayfalarindan birinde de sevgili Francisco diyor ki geride kalanlara "Brother, you asked for it" ...
Monday, July 14, 2008
The Press Room: Ac Tavuk, Dari ambari ve Irmik iliskisi uzerine
Sunday, June 15, 2008
* Yaz geldi Burcuk! *
Etraftaki tek diger canli turu isten arkadaslarim ve kamp calisanlari disinda kuzular oldugu icin, dayanamadim bir tanesini yanimda getirdim. Kendisi fotografta benim ders notlarim uzerinde dururken (:)) goruluyor:)
Saturday, May 17, 2008
Inanmasi guc yemek deneyimleri :)
Uzun zamandir yazamiyorum ve de yemekle ilgili de bir sey koyamadim farkindayim. Aslinda burda dag basinda olmama ragmen super bir gourmet cafe buldum muhtesem tartlar yapan ama onu sonradan yazacagim. Simdi malesef hala o kadar vaktim yok ugrasacak, bu hafta 3 tane sinavim var ve de bunlara tekrar tekrar girmek istemiyorum :/ 3 haftadir 7/24 ders seklindeyim, rica ediyorum geceyim :)
Haftasonu bilgisayar basindayken belki ilginc videolara bakarsiniz diye dusundum ;)
Ikisi de Ingiltere'den: Ilki Heston Blumenthal, yemekleri kimyasal reaksiyonlarla yapan bir ilginc sef. Burda Londra disinda Fat Duck isimli bir restorani var ama o kadar pahali ki normal insanlar pek gidemiyor henuz :) Video'da yumurta ve domuzdan dondurma yapiyor ve bunu tuzlu karamel (?), karamelize edilmis brioche (???) ve jole cayla (??????) sunuyor. Oldukca ilginc :)
Ikincisi de BBC'nin en ilginc programlarindan Cooking in the Danger Zone'dan bir klip. Stefan Gates dunyanin pek gidilmeyen, genelde ic/dis savas halinde olan bolgelerine gidip insanlarin yasamak icin ne kadar degisik seyler yediklerinden bahsediyor ve bu degisik seyleri deniyor da ayni zamanda. Degisik seyler derken videoda izleyebileceginiz ipek bocekleri ve fareler de mevcut...Ilk basta bir sok oluyor insan ama aslinda ihtiyac halinde hani olmayacak seyler degil sonucta, di mi?
http://www.youtube.com/watch?v=UlRt5SNXm8E
Bu arada yorum cok komik degil mi? Soft in the inside, crispy on the outside :))) ahahaha :) lezzet hakkinda hicbir yorum yok:)
E yemekler her zaman beklendigi gibi olacak degil ya:)
Guzel haftasonlariii :)
Sunday, May 11, 2008
Wednesday, April 30, 2008
Magic Carpet Ride
Tabi burasi soguk, yalniz, issiz, ders dolu, enerjisiz, kotu yemekli vs vs ama geciniz...Zaten burda da gecicek bir kac haftaya ;)
Sevgi saygi bilimum,
Burcuk
Wednesday, April 09, 2008
Where did you say you were from?
Sevgiler, saygilar, gunesli erikli gunler :)
----------------------------------------
Oh, I said I'm from Turkey! Yes, you know it right! It's the country that everybody knows with the beautiful coast and where most of the people don't want to believe that there are some ski resorts as well. It's the country welcomes you on the busses in London and in the TV ads on BBC! It's where it's quite easy to get a visa and quite cheap to arrive with new tariffs on budget airlines. So, it might be a good idea to give it a second thought for the upcoming Easter holiday (or maybe around May time when all Bosphorus is covered with pretty purple flowers).
It's a huge country with lots of quite different holiday opportunities and you can find these in detail on the net. Here, I'll only focus on Istanbul, which is great city to discover if you're looking for a short city break. Though I can't promise for a calm relaxing trip (with 12 million people living in a city!), I can guarantee that you'll have an unforgettable journey.
As a city, which had been the capital for the Byzantine and Ottoman Empire for hundreds of years and then faced with the modern Republic of Turkey, Istanbul is a combination of cultures. There are so many things to do, so many places to see and so many delicious food to taste. That’s why I’ll try to give the top ones that you shouldn’t miss :)
Let’s start from the beginning:
Best time to visit:
Either Spring or early-Autumn like September. I know that it’s difficult to believe but Turkey is a really cold country in winter and Istanbul is extremely hot in summer that you don’t really want to go outside. So, May-early June-September are the best months to enjoy it.
How to get there?
Easy Jet is generally the cheapest, besides you can try Pegasus Airlines as another budget airlines. If you’re lucky enough, you can also find some cheap tickets from Travelocity or Opodo for Turkish Airlines or British Airways. It takes only 3,5 hrs from London.
How to travel in the city?
There are shuttles called Havas going from the airport to the Asian and European side of the city. It’s a bit expensive compared to other ways such as the light railway but much more convenient and time-saving.
During your stay, you can use busses, tube and ferries – especially if you’re crossing the Bosphorus. Travelling via ferry is a must-to-do in Istanbul, just order a Turkish tea, buy a simit (a special type of pasty with sesame seeds) and enjoy the scenery with sea gulls!
You can also use cabs in the city but keep in mind that the traffic jam is one of the most important problem in Istanbul, so it’s better to spend as less time as possible on travelling.
Where to stay?
First of all, it’s very difficult to define a city centre in Istanbul! That’s why it’s very difficult to give a particular advice for accommodation too. If you’re rich enough, I’ll recommend one of the hotels with sea view, there’re some really famous ones, e.g. Ciragan Kempinski, yet very (!!!) expensive. Still, you should try the area around Ortakoy to have a luxurious accommodation. Otherwise, if you want to stay in the historical side, Sultanahmet is the place; and if you want to party every night and don’t want to spend so much time going back to your hotel, then you should try Taksim.
Must see tourist places?
I’ll give you some names and it’s your homework to find them in your guide ;)
Sultanahmet: Blue Mosque, Hagia Sophia, Topkapi Palace, Basilica, Grand Bazaar – If you want to do some shopping in Grand Bazaar, don’t hesitate to use some of your negotiation skills! There’s always a discount opportunity and if you use some Turkish names, this will help you to build up some sympathy with the seller! Just talk about your lovely colleague, of course myself :), back in the UK and how close we’re bla bla bla, believe me it’ll work :)
Eminonu: Misir Carsisi
Besiktas: Dolmabahce Palace
Ortakoy
Taksim – Beyoglu
Bosphorus: If you have 3-4 days, don’t hesitate to spend one of your days for the Bosphorus, it’s so pretty! You can take a ferry from Eminonu or Besiktas to go to Anadolu Kavagi. This will take you through all Bosphorus and give you chance to see the beautiful city scenery. You can give a break in Anadolu Kavagi, taste some delicious fish and mussels, and turn back to your starting point. It takes a little bit long time, but it’s such a nice journey.
Islands: There’re some big islands in Istanbul, such as Buyuk Ada or Heybeli Ada, to where you can go to with ferries. Again, this will probably take your whole day but especially Buyukada is so nice and worth to visit I think.
Rumelihisari: This is a small castle just in the middle of two bridges. That’s why the scenery is quite nice. It’s a bit long but a nice walking way from Rumelihisari to Besiktas where you can walk through some really nice parts of the city, such as Bebek and Arnavutkoy.
Museums: Istanbul Modern & Sabanci Museum are worth to visit besides the museum within the palaces such as Topkapi or Dolmabahce.
What to eat?
Here comes the best part:) Turkey is a heaven of food! There’re so many things to try:
Best for Turkish Breakfast: Kale Cafe. This is in Rumelihisari, just beside the sea. It’s a bit crowded at the weekends. It’d be great if you can go during the week and sit in the table in that little balcony :) The food is amazing, no more comments really!
Best for Kebap: Develi Restaurant. There’re so many kebap shops all around Istanbul. But if you want to try some real traditional kebaps, you should try Develi. Especially the one with pistachios is so yummy!
Best for traditional Turkish-Ottoman kitchen: Konyali Restaurant. This is in Kalyon Shopping Mall and a bit expensive, but worth to try if you’re not broke. It’s also good for business lunches/dinners FYI.
Best place to go with your other half: Vogue, 5. Kat, Leb-i Derya or 360 degree. All have amazing scenery with delicious food! Not so traditional though.
Best milky deserts: Saray Muhallebicisi. You might be familiar with rice pudding but there’re more to try in Saray. I especially suggest you to try kazandibi :)
Best waffle: Abbas. Ok, I know that waffle is not Turkish but you should still try Abbas which is much more different than the ones you have here! So, so, so yummy!!! Nothing like you tried before! By the way, it’s in Bebek.
And where can I party?
Taksim is the best place to get intoxicated! There’s a part of Taksim called Nevizade and there’re many pubs and bars around this area. There’re also nice cafes to chill out with friends, such as KV, in Tunel, again in Taksim.
If you want to go for a nightclub: Babylon, Mojo, Roxy, and some posh ones such as Angelique Buzz, Laila, Reina, Sortie.
______________________________
This is only a short introduction I can give for Istanbul and there’re loads to tell about. If you still need some advice, please don’t hesitate to contact me and I hope you’ll have a wonderful break in the city, which combines Europe to Asia :)
Monday, April 07, 2008
Pek garip!
Bir yaz daha firtinali gecerse diyorum acaba TC yollari tastan mi?
Sunday, March 30, 2008
Heyecan firtinasi: Turk-Site - TRT Int :)
Ben de yayin yetkilileriyle canli yayinda gorusup site hakkinda biraz yorum yaptim:) Yaklasik bir aydir haberim vardi, o yuzden de o kadar heyecanlanmam diye dusunuyordum ama resmen sesim titredi :) Bir heyecan firtinasi gecti sitemizden sevgili foodielerrrr :)
Program yapimcilarina tekrardan tesekkur ederim:)
http://www.turksite.gen.tr/default.asp
Heyecan dolu Burcukunuz Foodieniz Londra'dan bildirdi :)
* Programin tekrari olacak mi bilmiyorum ama ogrenirsem yazarim.
Monday, March 10, 2008
L'Edelweiss, Le Fornet, Val D'Isere
Bir diger giris: Ispanakli sosta, lahana yataginda scallops (bir cesit istiridye ama tam adini bilemiyorum). Ucuncu giris tatli-tuzlu karisimi sevenlere, seftalili tart uzerine taze ordek cigeri, "amaannnnn" gibi tepkileri duyar gibi oluyorum, cik cik cik! On yargisiz yaklasildiginda cok guzel bir birlesim.
Ana yemeklerden devam: Patates alti ordek, firinlanmis ve de mantarlarla suslenmis. Ve bol karabiberli patates kizartmali et, yum yum yummmm :)
Tatlilar da cikolatalilardan creme brulelere dogru soyle bir siralanirsa son bulacak bu yazi:
Yahu daglar diyorum, frambuazli tartlar diyorum, enerji saglik hep neseeee diyorum....offf offf...sen de hala yarin is var yat diyorsun ama oluyor mu sayin Foodie???
* Son fotograf baska bir pistte La Datcha diye bir restorandan :)
