Sunday, June 14, 2009
Mutluluk demisken...Berlin
Mutlulukta kalmisiz en son, e madem oyle ordan devam edeyim dedim. Mutluluk yeni bir sehri kesfederken insanin agzinin bir karis acik kalmasiymis ayni zamanda!
Uzun zamandir sinavlar ve Derby cercevesinde bir bikkinlik durumu belirmisti. Neyse ki son gunlerde bu rutinden kurtulup kendime yepyeni sayfalar acabildim. Foodies in London artik A Foodie in London and A Foodie in Berlin oldu gecen haftadan beri. Is dolayisiyla bir sure Berlin'de olacagim, e tabi degisik yemek yazilari yazmak icin de bahane olacak biraz:)
Gelirken ucakta Berlin Rehberi okurken biraz yemek konusunda umitsizlige dustum acikcasi, yazilanlara gore Berlin denilince akla domuzun her turlu parcasi ve patates gelirmis. Dogruya dogru, her gittiginiz yerde surekli domuz ayagi, poposu, kafasi zarti zurtu yiyen insanlarla karsilasiyorsunuz.
Resimde gordugunuz menude buldugum vejeteryan bir yemek, iri yuvarlama gibi gozukenler patates makarnasi diye tanitiliyor, onun disinda icinde kizarmis patates, bezelye, mantar ve kucuk havuclar var. Icindeki yabani mantarlar leziz! Karisim da guzel olmus ama porsiyon cok buyuk, bitirilecek gibi degil. Bu arada porsiyonlara ve bu kadar turistik bir yerde olmasina ragmen fiyatlar oldukca uygun.
Arka planda Berliner Weisse gozukuyor, Berlin'in beyaz bugday birasi. Adi beyaz olmasina ragmen, yesil veya kirmizi olarak servis ediliyor. Fotograftaki kirmizilik icindeki ahududu suyundan kaynaklaniyor:) Baska bir yerde yesilini denedim ama bence kirmizisi daha basarili, yesil olan asiri tatli. Kirmizi olan da cogu yerde icinde surup katilarak getiriliyor, yapay bir durum var yani ortada. Ama bu restorandaki gercek ahududu suyuylaydi ve kac gundur ictigim en guzel Rot Berliner Weisse'ydi.
Almanlar birayi daha moda ve kadinlara yonelik yapmak icin bir suru seyle karistirmislar. Bu kirmizi yesiller bir kenara, degisik tatlarda bir suru biralar mevcut. Simdiye kadar denediklerim icinde en basarilisi greyfurtlu ve muzlu olan:) Muzlu olani sadece bir yerde gordum (bkz Rote Lotte). Isimlerini unuttum, bilare bakip yazarim.
Iste boyle, bugunlerde bir mutluluk bir mutluluk, nazar degmesin! :) Daha yeni geldim ama simdiden sevdim Berlin'i. Sokaklar, marketler ve de kekimi paylasan kuslarla guzel bir karsilama yasadim.
Herkese mutlu bir hafta diliyorum:)
Saturday, May 09, 2009
Mutluluk
Bu beyaz sayfayi da mutluluk-visne suyu-elmali kurabiye uclusune ayirmak istiyorum sevgili foodie.ler:)
Cunku ben bu sabah acayip mutlu uyandim, yaklasik 3/4 haftadir en mutlu uyandigim sabahti. Ruyamda annem babam ben Besiktas'in ara sokaklarinda Istanbul'un bilimum tepelerinden birine cikiyorduk. Yokus yukari yururken yanda eski evler vardi, koyu kahve tahtali eski pusku olanlarindan. Sonra evler guzellesmeye basladi, tahtalar eskiydi ama kapilar yeni yeniydi, belli ki birileri degerini bilmis yenilemisti.
Sonra bu evlerin arasinda bir cafe bulduk, teras-balkonundan bogaz gozuken. Aksamustu sulariydi boyle denizin ustunde hafif bir pembelik, arada vapurlar geciyor falan...Sonra bu cafede biz visne suyu icip hayatimda gordugum en buyuk elmali kurabiyeleri yedik. Hatta uyaninca acaba croissant.miydi onlar yanlis mi dusundum dedim ama yok yok tadini hatirliyorum elmali kurabiyeydi.
Tam terasa cikiyorduk, hava da guzel masalar da bos seklinde, o sirada uyandim.
Nasil bir mutluluk uzerimde, aaa, bugun yagmura bile kizmadim :)
Guzel bir haftasonu diliyorum:)
Cunku ben bu sabah acayip mutlu uyandim, yaklasik 3/4 haftadir en mutlu uyandigim sabahti. Ruyamda annem babam ben Besiktas'in ara sokaklarinda Istanbul'un bilimum tepelerinden birine cikiyorduk. Yokus yukari yururken yanda eski evler vardi, koyu kahve tahtali eski pusku olanlarindan. Sonra evler guzellesmeye basladi, tahtalar eskiydi ama kapilar yeni yeniydi, belli ki birileri degerini bilmis yenilemisti.
Sonra bu evlerin arasinda bir cafe bulduk, teras-balkonundan bogaz gozuken. Aksamustu sulariydi boyle denizin ustunde hafif bir pembelik, arada vapurlar geciyor falan...Sonra bu cafede biz visne suyu icip hayatimda gordugum en buyuk elmali kurabiyeleri yedik. Hatta uyaninca acaba croissant.miydi onlar yanlis mi dusundum dedim ama yok yok tadini hatirliyorum elmali kurabiyeydi.
Tam terasa cikiyorduk, hava da guzel masalar da bos seklinde, o sirada uyandim.
Nasil bir mutluluk uzerimde, aaa, bugun yagmura bile kizmadim :)
Guzel bir haftasonu diliyorum:)
Monday, May 04, 2009
Yasam Kaynagimiz!
Annecigim seni biz
Ciceklerden, yemisten
Sari sacli bebekten
Canimizdan cok severiz:)
Bugun annekusumun dogumgunu:) Gonul isterdi ki Turkiye'de olalim hep beraber kutlayalim ama malesef bu sene ayriyiz. Hazirana babakus-annekus ortak buyuk dogumgunu partisi kutlamalari gerceklestirilecek insallah:)
Annecim, canimiz, birtanemiz, iyi ki dogdun, iyi ki varsin :) Yeni yasinda bir suru guzellik, mutluluk, saglik, kucuk surprizler, buyuk surprizler (kim bilir neler neler:)), bir suru geziler, ziyaretler, dostlar, yeni yer kesfetmeceler, yeni hobiler/ugraslar, danslar muzikler ve pek tabi ki bizler hep seninle olalim:)
Seni kocaman seviyoruz ve de opuyoruz!
Basak & Burcuk
Ciceklerden, yemisten
Sari sacli bebekten
Canimizdan cok severiz:)
Bugun annekusumun dogumgunu:) Gonul isterdi ki Turkiye'de olalim hep beraber kutlayalim ama malesef bu sene ayriyiz. Hazirana babakus-annekus ortak buyuk dogumgunu partisi kutlamalari gerceklestirilecek insallah:)
Annecim, canimiz, birtanemiz, iyi ki dogdun, iyi ki varsin :) Yeni yasinda bir suru guzellik, mutluluk, saglik, kucuk surprizler, buyuk surprizler (kim bilir neler neler:)), bir suru geziler, ziyaretler, dostlar, yeni yer kesfetmeceler, yeni hobiler/ugraslar, danslar muzikler ve pek tabi ki bizler hep seninle olalim:)
Seni kocaman seviyoruz ve de opuyoruz!
Basak & Burcuk
Sunday, April 26, 2009
Cornflake Cakes - Hainlik hat safhada! :)
Boyle kisa surede hazirlanan kalori cilginligi tarifler bana hep Nigella Express'i hatirlatiyor. Kendisi sagolsun hafiften tombalak ama hic sallamaz kilolarini, ustune ustluk sizi de sallamaz, cilgin tarifler verir. Bu haftaki programinda sozde gece uyuyamiyor iste "ah canim cok tatli bir seyler istiyor, kesin yemem lazim" diyor, kalkiyor kendine soyle bir tarif yapiyor: Ekmegi vanilyali yumurtaya buluyorsunuz, sonra tereyaginda kizartiyorsunuz, sonra da yetmezmis gibi toz sekere buluyorsunuz! Neyse ki ustune sadece frambuaz puresi koymakla yetindi, nutella koysa sasirmazdim ama ben yani o derece! Yuh diyorum ben artik TV basinda, yahu kadin seni on binlerce insan izliyor, Ingiltere'nin yarisi zaten obezite sinirinda aaa hic toplum bilinci yok!
Saka bir yana Nigella'nin adi ustunde express tarifleri oluyor ama sahsen ben hicbirini uygulamam, ozellikle yaz oncesi!
Fotografa bakip "bu ne perhiz bu ne lahana tursusu" diyorsunuz simdi onca laf uzerine ama bunlar bana degil ofistekilere:) Gecen de birisi dukkandan alip gelmis ben de "aman ne var bunlarin yapiminin cok kolay olmasi lazim" vs konusuyordum, e yap da gorelim dediler tabi. Ders al Burcu, lak lak konusup atip tutma ofiste!
Cornflake Cakes, Turkcesiyle Misir Gevregi Kekleri, Ingiltere'deki en favori cocuk yiyeceklerinden biri. Ofis ortaminda cocuk olmasa da ogleden sonralari gelen klasik cikolata krizine karsi da bir cesit luks cozum oluyor:)
Aslinda luks bir kismi yok ama icindeki yogun cikolatadan dolayi sanirim diger abur cuburlara gore daha pahali satiliyor.
Yapimi oldukca basit: Teflon bir kabin icinde biraz tereyagi ve cikolatalari koyuyorsunuz. Cok kisik ateste erimelerini bekliyorsunuz arada bir karistirarak. Ustune birazcik bal ve vanilya da koyuyorsunuz (Bosuna demiyorum kalori bombasi diye!). Karisima dikkat etmek lazim, eger ateste biraz fazla birakirsaniz ilginc bir sekilde tekrar katilasmaya basliyor. Bu durumda ben icine biraz sut ekledim, tekrar eridiler neyse ki!
Eridikten sonra karisimi ocaktan alip icine misir gevreklerini atiyorsunuz, gevreklerin hepsi cikolatayla kaplandiktan sonra da muffin kaplarina bolusturuyorsunuz. Ustlerine de pit pit bonibon, tamamdir!
Hicbir olcu vermedim ama ben de goz karari yaptim, gercekten! Internette bir suru tarif var, oldukca fazla tereyagi koymuslar cogunda, ben yaklasik 40-50 gr kadar koydum sanirim. 300 gr duz, 300 gr sutlu cikolata kullandim. Gevrekler de yaklasik 250 gr.dir diye tahmin ediyorum ama bence goz karari en iyisi harbiden.
Soyle bir kenarindan tadina baktim, benim icin asiri tatli! Sahsen ben cikolata toplarini tercih ederim, cok daha saglikliydi hem onlar. Ama ofisteki cikolata delileri sevecek diye dusunuyorum, yarin tepkilere bakar, bir yorum eklerim post.a:)
Bir ay boyunca sinav hazirligim olacak, her turlu iyi dilek, dua vs kabul edilir:)
Gorusuruzzz!
Sunday, April 19, 2009
Turklerde Gocebe Kultur
Turklerde gocebe kultur milattan once 4uncu yuzyila dayanir. Bu zamanlarda Anadolu'dan dunyanin dort bir yanina dagilan Turklerin yemek ve yasam savasi cercevesinde goc ettikleri soylenir. Fakat tabi bunun gercek nedeninin ne oldugu hala arastirma konusudur, belki de yeni bir yerler gormek istemislerdir ama bunu kayitlara gecmek zor olmustur. Belki de depresyondaydilar ama farkinda degildiler mesela, kim bilebilir? Zaten farkinda olsalardi da muhtemelen o zamanlar sadece "he" deyip gecilirdi diye tahmin ediyorum, nitekim o vakitler henuz depresyon hirkasinin "cool" olmadigi zamanlardi.
Neyse, ne diyorduk, iste belki de depresyondaydilar, belki de yemekleri bitmisti, belki de iclerinden bazilari "icimde garip bir duygu git, git, git buralardan diyor" gibi hissediyordu, belki de o zamanlarin kotu adamlari peslerindeydi, belki de adam/kadin "significant other"a darilmisti, "artik donmeyecegim!" demisti. Ama iste baslamisti bir kere, durdurulamiyordu. Belki de genlerimizde macerasever bir durum vardi, devam etti gitti.
Sonra sonra olay sekil degistirdi ama devam etti iste. Kimileri kendi dogasina aykiri bir sekilde dondu dolasti dogup buyudugu yere geldi, kimisi de dunyanin obur ucuna gidip hala baska yerlerin hayallerini kurmaya devam etti. Bazilari son 9 yildir her 6 ayda bir ev, ve son bir iki senedir de sehir degistirmis mesela. Ama ne yapicaksin ki dogasinda var, gocebe kultur, taa ne zamanlardan geliyor, kolay degil.
Gocebe kulturun yansimalari tabi cikar mi ortaya yakinda? E pek tabi, neden olmasin. Son bir kosusturma ertesinde sinir kuvvetleri de izin verirse yeni yemekler, yeni muzeler, yeni caddeler beni bekler deneyimlenmek icin. Sonra belki yeni bir blog da beni bekler, belki de bu sefer ingilizce olur, hic belli olmaz. Bakalim...Simdilik onumuzdeki 3 maca bakicaz, sonra da konsolosluk kapisina! Eskiden vize mi varmis? Nasil gelisti zannettiniz bu gocebe kultur? Hey gidi gunler...
Haydi siz 25 C gunlerin tadini cikartin, ben de toparlanayim...
Gorusene kadar herkeslere bol gunesli meyvali gunler diliyorum:)
B
* Yazinin cogunun atmasyon oldugunu soylememe gerek yok herhalde?
Neyse, ne diyorduk, iste belki de depresyondaydilar, belki de yemekleri bitmisti, belki de iclerinden bazilari "icimde garip bir duygu git, git, git buralardan diyor" gibi hissediyordu, belki de o zamanlarin kotu adamlari peslerindeydi, belki de adam/kadin "significant other"a darilmisti, "artik donmeyecegim!" demisti. Ama iste baslamisti bir kere, durdurulamiyordu. Belki de genlerimizde macerasever bir durum vardi, devam etti gitti.
Sonra sonra olay sekil degistirdi ama devam etti iste. Kimileri kendi dogasina aykiri bir sekilde dondu dolasti dogup buyudugu yere geldi, kimisi de dunyanin obur ucuna gidip hala baska yerlerin hayallerini kurmaya devam etti. Bazilari son 9 yildir her 6 ayda bir ev, ve son bir iki senedir de sehir degistirmis mesela. Ama ne yapicaksin ki dogasinda var, gocebe kultur, taa ne zamanlardan geliyor, kolay degil.
Gocebe kulturun yansimalari tabi cikar mi ortaya yakinda? E pek tabi, neden olmasin. Son bir kosusturma ertesinde sinir kuvvetleri de izin verirse yeni yemekler, yeni muzeler, yeni caddeler beni bekler deneyimlenmek icin. Sonra belki yeni bir blog da beni bekler, belki de bu sefer ingilizce olur, hic belli olmaz. Bakalim...Simdilik onumuzdeki 3 maca bakicaz, sonra da konsolosluk kapisina! Eskiden vize mi varmis? Nasil gelisti zannettiniz bu gocebe kultur? Hey gidi gunler...
Haydi siz 25 C gunlerin tadini cikartin, ben de toparlanayim...
Gorusene kadar herkeslere bol gunesli meyvali gunler diliyorum:)
B
* Yazinin cogunun atmasyon oldugunu soylememe gerek yok herhalde?
Thursday, February 26, 2009
Yauatcha
Hola Hop Tereyagli Balli Ekmek:) Sevgili Foodie'ler, bir insan cocuklugundan kalma susam sokagi repliklerini kac bin sene hafizasinda tutabilir? Gerekli seyleri unutup gereksiz seyleri hatirlama mekanizmasi!

Takip edenler fark etmistir, annem ve babam yilbasinda bizlerle Londra'daydi bu sene. Ben de yilbasi icin geliyorlar diye ozel bir sey yapmak istedim ve bir ay oncesinden rezervasyonu hallettim:) Yauatcha arkadaslarimiz yoluyla kesfettigimiz bir cin lokantasi aslinda, Hakkasan 'in kiz kardesi olarak da biliniyor. Hakkasan'la bir karsilastirma yapamayacagim hic gitmedigim icin ama sanirim bir nebze daha ucuz fiyatlar acisindan.
Gecen sene ablakusun dogumgununde de pastane ve bu cay kismini kesfettik, ve o zamandan beri de ne zaman ozel misafirler gelcek olsa ilk aklimiza gelen yerlerden biri oluyor Yauatcha.
Tatlilarin yanisira tuzlular da getiriyorlar, normalde Ingilizlerin aksamustu caylarinda yedikleri parmak sandvic denilen minik sandvicler oluyor ama ben bu sefer annemler cin yemeklerinden de denesinler diye baska secenekler aldim. En alt kattaki muhtesem uclu onlar: Geyik etli puf boregi, scallop (deniz taragi sanirim turkcesi) ve ici siyah tohumlu tahin lezzetinde olan topcuk. Hepsi de lezizdi ama bence ozellikle scallop ve o tahin lezzetli top unutulmayacak tatlardandi.
Servis tabaginin ust iki kati da tatlilarla suslenmis oluyor genelde. Orta katta egzotik meyveler biraz mideye ara verdirtiyor. Fotografta tam cikmamis ama ucundan gozuken pembe kek boyle bir sey olamaz dedirtiyor insana! Frambuazli kek ve ortasinda da gul suyu kokulu jolemsi bir krema. Tarif edemedim tam ama gercekten super bir lezzet.
Daha once bahsetmistim sanirim, scone bir cesit kurabiye. Bol tereyagli, ici yumusak disi kitir, ingilizlerin 5 cay'larinda yedikleri klasiklerden biri. Genelde tereyag veya kaymak ve cilek receliyle sunuluyor. Yauatcha'da gelen tabakta uc cesit oluyor, sade, cikolatali ve uzumlu. Yaninda da tereyagi, receller ve bal. Kumas pecetenin arasindan sicacik cikiyor scone.lar, leziz mi leziz...
Yauatcha benim icin Londra'daki anlatilmaz yasanir yerlerden biri gercekten, inanilmaz leziz yiyecekler, acayip guzel bir ortam, bir de ustune insanin sevdikleri yaninda olunca, artik diyecek bir laf kalmiyor gercekten.
Her neyse, uzun zamandir erteliyordum yaziyi ama dun gece gordugum fantastik ruyadan sonra daha fazla ertelemeyeyim diye dusundum. Malumunuz her zamanki gibi yediklerime dikkat etmeye calisiyorum bu hafta, gecen hafta dogumgunu kutlamalari cercevesinde yillik cikolata ve pasta kapasitemizi doldurduktan sonra acilen gerekti bu durum! Bugun bir arkadasim liste gondermis, hayatta mutlu olmak icin yapilacaklar gibisinden. 2 numara son bir senedir benim hayatimda oturtmaya calistigim sey:
2. Eat breakfast like a king, lunch like a prince and dinner like a beggar.
Hos hicbir kral musliyle kafayi bozmamis ve de hicbir dilenci de benimkiler kadar leziz salatalar tatmis midir bilmiyorum ama olsun:)
Klasik yine cok dagiliyorum...ruya diyordum, ruyamda boyle bir dukkandayim, scone.a benzer kocaman kurabiyeler var, adam onlari ortadan kesip arasina kocaman bir kurabiye koyuyor, bastiriyor. Ben de boyle bir saskinlik halinde nasil yani olabilir mi falan diyorum, bir arkadasim da var yanimda, ben yedim cok guzel onlar diyor. Hayretler icinde uyandim, benim bu ac tavuk dari ambari durumu n'olcak bilmiyorum:) Kurabiye canavari bile boyle bir kurabiye sandvici hayal etmis midir ki?
Ama scone.lari gorunce aklima ne geldi? tabi ki de sevgili blog ve de yazma sozu verdigim annemlerle yaptigimiz aksamustu cayi.
Takip edenler fark etmistir, annem ve babam yilbasinda bizlerle Londra'daydi bu sene. Ben de yilbasi icin geliyorlar diye ozel bir sey yapmak istedim ve bir ay oncesinden rezervasyonu hallettim:) Yauatcha arkadaslarimiz yoluyla kesfettigimiz bir cin lokantasi aslinda, Hakkasan 'in kiz kardesi olarak da biliniyor. Hakkasan'la bir karsilastirma yapamayacagim hic gitmedigim icin ama sanirim bir nebze daha ucuz fiyatlar acisindan.
Yemekler super otesi otesi otesi! Benim hayatimda yedigim en guzel yemeklerden biriydi sanirim ilk gittigimiz, inanilmaz leziz ve ozenle sunulmus, bir suru ince ayrintisi olan sahane cin yemekleri yapiyorlar. O yemekler bir kenara tabi simdi, konumuz aksamustu cayi:) Cin Lokantasinda Ingiliz aksamustu cayi ne alaka diyeceksiniz, o da isin orijinal olan kismi:)
Restoranin girisinde bir pastane kismi var, orada fransiz pastalarindan secmeler seklinde muhtesem minik pastalar sunuyorlar. Bu fransiz pastalarini, kivaminda pisirilmis ingiliz scone.lariyla birlestirip cin caylariyla sununca ortaya boyle leziz manzaralar cikiyor iste!
Degisik menuler var secebileceginiz, biz kutlama amacli gittigimiz icin hep sampanyali menuden aldik ama otekilerde de cok bir fark olmuyor sanirim. Fotografta azicik gibi durmus servis tabagindakiler ama scone.lari da eklediginiz zaman oldukca fazla geliyor, biz 3 kisi 2 porsiyonla mide fesati halinde ciktik resmen. Giderseniz aklinizda bulunsun...
Tatlilarin yanisira tuzlular da getiriyorlar, normalde Ingilizlerin aksamustu caylarinda yedikleri parmak sandvic denilen minik sandvicler oluyor ama ben bu sefer annemler cin yemeklerinden de denesinler diye baska secenekler aldim. En alt kattaki muhtesem uclu onlar: Geyik etli puf boregi, scallop (deniz taragi sanirim turkcesi) ve ici siyah tohumlu tahin lezzetinde olan topcuk. Hepsi de lezizdi ama bence ozellikle scallop ve o tahin lezzetli top unutulmayacak tatlardandi.
Ust katta da agirlikli cikolatali olanlar vardi, ben genelde meyveli pasta severim ama bu cikolatali pastalar da muhtesemdi. Su tabaga dair tek olumsuz lafim herhalde orta kattaki sade kekli cikolatali pastaya olur, o da olumsuzluktan degil sadece otekilerin yaninda cok sonuk kaldigina inandigim icin.
Tabi menu bu tabakla sinirli degil, midelerimizi cucuk sanmadiniz degil mi? :) Siz servis tabagina yogunlasmisken bir anda masaya firindan yeni cikmis taze scone.lar geliyor. Scone scone diyorum ne oldugunu aciklamadim.
Ve bunlarin ardindan da ustune cikolatalar ve minik biskuviler geliyor. Artik onlara yerimiz kalmadigindan bir kac tane tadina bakip paketlettirdik biz cogunu.
Birazcik tuzlu, o yonden kriz zamani nerden cikardin yazdin bunu diyebilirsiniz. Ama enseyi karartmayalim, belki kriz bitince yolunuz duser, belki de arada cok ozel bir gun cikar yaa boyle de bir yer varmis dersiniz, belli mi olur ;)
Bu arada benim yine kurslar basladi, o yuzden yazmam yine agir aksak olur. Bir de sonrasinda baska bir ulkeye gecme ihtimalim var, foodies in london baslikta kaldi artik biraz, global foodie.ler bunlar:) O yuzden buralardan gitmeden bir benim icin Londra'dan unutulmayacak lezzetler listesi yapmam lazim, bir dahaki post.un konusu da bu olsun...
Herkese guzel bir haftasonu diliyorum:)
Thursday, January 22, 2009
Hop hop Ciko Top :)
Malum insanin annesinin yemek ogretmeni olmasi hayatini sekillendiren bir sey, yasamayanlarin bilmesi zor tabi. Annekusun yemek ogretmeni olmasi yeni tatlara acik olmasi ve de evde surekli denemeler seklinde olmasi anlamina geliyor. Geleneksel tatlarda super seviyelere ulasmayi engellemiyor tabi bu! Sonra her dogumgunu ayri sekilli bir pasta, ve evde bir kurabiye-borek-corek bollugu demek. Her yemekte duzenli vitaminli beslenmeler demek. Ah ahh hep demisimdir kolay gelmedim ben bugunlere diye:) (Tosunluk isin cabasi:) )
Durum su ki yarin sinav sonuclarim aciklaniyor, kasimda cektigim cilelerin karsiligi var midir yok mudur, olay bu! Yoksa da canimiz sag olsun tabi ama cok rica ediyorum, guzel bir gun olsun yarin.
Yine dagildim, nerde kalmistim? Heh, sinavlar! Simdi guzel gelirse sonuclar, adet yerini bulsun modunda cikolata kek vs goturmek lazim ofise. Benim de aklima bu ciko-toplar geldi, hemencecik annemden aldim tarifi. Super de kolaymis!
Ardindan kuruyemis kavanozundan ozenle secilen karisik ceviz, yer fistigi ve kavrulmus findik da ayni ilkel yontemlerle ufalanmaya giristiler. Yine siz robot neyim halledersiniz bir sekil.
Sonrasinda siyah cikolata kesme tahtasi ustunde bicak yardimiyla ufalanir. Bu arada markette cikolatalara bakarken gozum frambuazli olana takildi, icinde ufak frambuaz taneleri olandan aldim marketten, cok guzeldi tadi, ilginc hafif bir meyve aromasi da katti toplara.
Son olarak da bunlarin hepsi karistirilip yag ile yogrulur. Annem margarin de koyulabilir dedi ama ben sivi aycicek yagini tercih ettim. Biskuvi, findik fistik ve cikolata karisimina yagi yavas yavas ilave etmek lazim. Benim karisim robottan gecmedigi icin cabuk yumusamadi, icine birazcik sut de ekledim.
Ve yum yum yummmmm leziz oluyorlar:)
Iste bugun tum dunyayla dunyanin en bir kolay ama leziz tarifini paylastim sevgili foodieler:))) Bu kiyagimin uzerine guzel sonuclar gelsin artik cok rica ediyorum:)))
Herkese guzel haftasonlari simdiden!
* Bir sonraki yaziya anne ve babakusun cilgin aksamustu cayi macerasi sizlerle, dininim dininimmm dinininimmm:)
------------------------
Edit: Ta tammmm uykusuz gecelerin urunu cikolar muhtesem sonuclar yaratti:) Mujdeli haber, sinavlardan gecmisim:) Ayrica topcuklar cok lezzetli olmus, ofiste cok olumlu elestiriler aldim, makarna ve annemlere yaptigim yemek facialarindan sonra azicik guvenim yerine geldi:))
En komigi aksamustu son bir kac taneyi bitirmek icin sordugum "any more balls?" sorusu oldu:))) her neyse cok batmadan toparladim neyse ki:)
Monday, December 29, 2008
2009, Bring it on!
2008 oldukca zorlu bir yil oldu, cok cok cok kotu olaylar yasamadik ama yine de kotu olaylar yasadik az cok. Polyannacilik gibi oluyor ama motive olup devam edebilmek icin de baska yolu yok, sukredip gecicez onumuzdeki maclara bakicaz hep!
2009 icin de hic iyi seyler soylenmiyor - ozellikle krizden dolayi - ama yine de gelsin bakalim, ben umutluyum, illa ki iyi seyler olcak ve de illa ki kucuk minik surprizler - iyi veya kotu - bizleri bekliyor sabirla...O yuzden gelsin bakalim, hem de bu sefer annemle babamla gelsin:)
Yarin cok muhim misafirlerim geliyor efenim, o nedenle bir sure buralarda olmam ben. Onlara hazirlanan sofralari ama bir bir fotograflar saklarim bir kenarda sonra yazmak icin:)
Herkese mutlu bir yil diliyorum:)
Thursday, December 25, 2008
Monday, October 27, 2008
Zorunlu (?) Ara
Bloga gireyim, bir "hoolaaa zorunlu ara veriyorum n'apalim cok yogun" yazayim diyordum, farkettim ki blogger kapanmis. Bir kac blogda yazilanlara gore durum baya vahim, yazik memleket insani hala nerden ne engelleyebilirim pesinde, ilginc...
Neyse zaten bu yaziyi okuyamayacaksiniz cogunuz ama olsun. Benim yine bir kosturmaca durumum mevzu bahis, her sabah uyanip "Allahim lutfen sadece 1 guncuk bir sey dusunmeden oturmak oyle tavana bakmak istiyorum" diyorum, ama kasim sonuna kadar pek mumkun degil. Sinavlarim yaklasiyor yine, ondan kelli yaklasik bir 3-4 hafta yokum.
Donusum muhtesem olacak gibi geyikler yapmak isterdim ama soz vermeyeyim :)
Herkese guzel bir kac hafta diliyorum, yakinda gorusuruz umarim!
Neyse zaten bu yaziyi okuyamayacaksiniz cogunuz ama olsun. Benim yine bir kosturmaca durumum mevzu bahis, her sabah uyanip "Allahim lutfen sadece 1 guncuk bir sey dusunmeden oturmak oyle tavana bakmak istiyorum" diyorum, ama kasim sonuna kadar pek mumkun degil. Sinavlarim yaklasiyor yine, ondan kelli yaklasik bir 3-4 hafta yokum.
Donusum muhtesem olacak gibi geyikler yapmak isterdim ama soz vermeyeyim :)
Herkese guzel bir kac hafta diliyorum, yakinda gorusuruz umarim!
Monday, September 29, 2008
Bu arada...
Bu arada 14 Temmuz'da yazdigim postta da demistim ya hani bende yemekle ilgili mistik bir durum var diye, iste tam bunun ustune bizim finans takiminin takim ruhu bla bla geyik guclendirme gunu aktiviteleri kapsaminda bizi yemek kursuna goturduler!!! Yahu bu kadar da sansli foodie olunur mu? :)
Unutmadan not edeyim istedim.
Bir diger bu arada da Turkiye'den izlenebiliyor mu bilmiyorum ama BBC I-Player diye bir sey baslatti. BBC'de yayinlanan programlarin videolari web sitesinde yer aliyor, isterseniz kendi bilgisayariniza yukluyorsunuz, isterseniz internetten izliyorsunuz. Burda Categories bolumunden Factual'a girerseniz Food & Drink bolumunu bulacaksiniz. Cilgin programlar oluyor, izleyebiliyorsaniz kacirmayin derim.
www.bbc.co.uk/iplayer
And another btw (bu arada means btw in Turkish) is that some friends asked for some posts in English, I'll consider it. It doesn't seem possible before Dec with my busy schedule but might be one of my new year resolutions;) Who knows? :)
Unutmadan not edeyim istedim.
Bir diger bu arada da Turkiye'den izlenebiliyor mu bilmiyorum ama BBC I-Player diye bir sey baslatti. BBC'de yayinlanan programlarin videolari web sitesinde yer aliyor, isterseniz kendi bilgisayariniza yukluyorsunuz, isterseniz internetten izliyorsunuz. Burda Categories bolumunden Factual'a girerseniz Food & Drink bolumunu bulacaksiniz. Cilgin programlar oluyor, izleyebiliyorsaniz kacirmayin derim.
www.bbc.co.uk/iplayer
And another btw (bu arada means btw in Turkish) is that some friends asked for some posts in English, I'll consider it. It doesn't seem possible before Dec with my busy schedule but might be one of my new year resolutions;) Who knows? :)
Deliye her gun bayram :)
Bugunnnn bayrammmmm erken kalkin cocuklarrr
Giyelim en guzel giysileriii
Saclarimizda sonbahar cicekleriii *
Uzmeyelim bugun annemizi :)
Bayram yarin ama ben bugunden kisacik bir post yazayim istedim. Herkese sevdikleriyle beraber gecirdikleri tatli sohbetlerin sekerparelerin havada ucustugu bir bayram diliyorum:)
Biz yine uzaklardayiz ama canimiz sag olsun, bir dahaki Ramazan Bayramina diyelim artik! Onemli olan kalpler bir olsun gibisinden de bir klise koydurmadan edemicem, klise ama dogrudur ne diyelim.
Bayramda aile yoksunlugunu kapatmak ve biraz daha evcil hissetmek adina dun oturdum kendime kiymali pattis yaptim sevgili foodieler! Cok kolay oldu, fotografini cekemedim ama klasik pisirme usuluyle sogan, kirmizi kozluk biber, havuc, kiyma ve de yavru pattislerden koydum. Bir de salca ekledim tabi, anneminkine azicik yaklasti, o yonden mutluyum:) Bir dahakine cekerim fotosunu.
Iyi bayramlar ve tatiller!
* Buna bir turlu karar veremedim sonbahar cicekleri miydi yoksa taze kir cicekleri miydi?
Giyelim en guzel giysileriii
Saclarimizda sonbahar cicekleriii *
Uzmeyelim bugun annemizi :)
Bayram yarin ama ben bugunden kisacik bir post yazayim istedim. Herkese sevdikleriyle beraber gecirdikleri tatli sohbetlerin sekerparelerin havada ucustugu bir bayram diliyorum:)
Biz yine uzaklardayiz ama canimiz sag olsun, bir dahaki Ramazan Bayramina diyelim artik! Onemli olan kalpler bir olsun gibisinden de bir klise koydurmadan edemicem, klise ama dogrudur ne diyelim.
Bayramda aile yoksunlugunu kapatmak ve biraz daha evcil hissetmek adina dun oturdum kendime kiymali pattis yaptim sevgili foodieler! Cok kolay oldu, fotografini cekemedim ama klasik pisirme usuluyle sogan, kirmizi kozluk biber, havuc, kiyma ve de yavru pattislerden koydum. Bir de salca ekledim tabi, anneminkine azicik yaklasti, o yonden mutluyum:) Bir dahakine cekerim fotosunu.
Iyi bayramlar ve tatiller!
* Buna bir turlu karar veremedim sonbahar cicekleri miydi yoksa taze kir cicekleri miydi?
Tuesday, August 19, 2008
Finding Neverland
Sevgili Foodie,
Burda havalar cok guzel...Biliyor musun ki ben eskiden butun yazlarimizi beraber gecirdigim cok yakin arkadasima kisin yazdigim her mektubun basinda boyle bir hava durumu ozeti verirdim? Neden bilmiyorum, belki de boyle yillar sonra nese malzemesi olsun diye yapmisimdir...Neyse bu gereksiz ayrintiyi bir kenara birakirsak eger...
Burda havalar dedim ya iste cok guzel. Her gun gunes, boyle diyorum ki bazen bir yaz mevsimi nasil bu kadar guzel gecebilir diyorum. Ne cok sicak ne cok soguk, boyle 25-30 derece civarlarinda oldu butun yaz, hic de beklemiyorduk boyle gelismesini havalarin; sasirdik, mutlu olduk, boyle bir cocuk olduk senin anlayacagin.
Sabahlari ise gitmek icin kalkinca bir huysuz tavuk olmadik mesela. Haftasonlari da sehrin degisik mekanlarini sectik piknik yapmak icin, cocukluktan kalan piknik anilarindan konustuk durduk; mesela bir keresinde cimlere kurumasi icin biraktigim corabi bir turlu bulamamistim da bir bakmistim bir inek agzinda gevis getiriyordu benim minik corabimla...Boyle eglenceli anilardan konustuk hep. Annemle benim eski arabamizin onunde kocaman yaprakla cekilmis fotosunu animsadik, cocukluk fotolarinin evin hangi kosesinde gizlendigini merak ettik falan...Sonra aksamlari nehir kiyisinda yuruyuse ciktik, taa uzaklardan "ne olcak bu memleket hali" muhabbetlerini eksik etmedik, "ne zaman donsek" tartismalari da yaptik hic sonuclanmayan...E tabi adada yasiyoruz ya, 2-3 haftada bir degisik bir plaj kesfettik, nasil guzel yerler var bir gorsen. Boyle ilik tertemiz suda yuzerken kendimizden gectik, dalgiclik ogrenseydik ne guzel olurdu diye dusunduk...vs vs...Oyle gecti gitti bir yaz...
Gecti gitti diyorum da sen de aa daha Agustos'un ortasini yeni gectik cik cik cik diyorsun bana, duyuyorum...Ben de gectigine inanmadim ilk basta ama vitrinlerde sonbahar kiyafetlerini gorunce biraz biraz iskillendim, gercekten yaz bitiyor olabilir mi diye. Sanirim dolabin derinliklerine attigim semsiyeyi de cikartmam gerekecek yine...Neyse bunlari donunce dusunurum artik...
Donunce diyince sen de bir iskillendin biliyorum, nerde yine bu kiz diye. Ben yine Galler'e geldim, iste kurs murs sinav minav durumlari. Sinavlar daha Kasim'da ama hazirliklari basladi...Butun gun kocaman bir dosya konuyu yillardir anlatmanin verdigi rahatlikla, her seyi bildigimizi dusunerek, isik hiziyla anlatan bir hocam var. Hizli oldugu kadar da kaderci kendisi, bir sey sordugun zaman "I'm afraid you just need to learn this way, you won't have the time to ask why in the exam and you won't have the time to calculate this...bloody bla bla...it's just like this, some genious find it and it's the easiest way, accept it..." pisirti cevap veren bir curetkarliga sahip. Bu arada da dusunmenin ne kadar gerekli bir sey oldugundan sayfalar dolusu olay ve aciklamayla bahseden, neden aramayi oven de bir kitabim var, yani basimdan ayiramadigim...Bir de ben varim tabi iste arada boyle bir onu bir bunu dusunup, dusunup dusunup oturan, zamanini bekleyen karakter olarak hikayede.
Neyse sen onu bunu gec de...diyorum ki havalar guzel, yaz guzel, Galler'de bir kurstayim ama olsun. Buranin dogasi nasil guzel bir gorsen! Her gun yuruyuse cikiyorum, kilometrelerce yuruyorum yuruyorum, sehirden uzaklasmanin tadini cikartmaya calisiyorum.
Boyle iste sevgili foodie. Yaz bitmeden sana yazin guzelliklerinden bahsetmek istedim bir postta.da, her gun yemek olmaz ki ama di mi?
Butun bunlari yazarken iste o bahsettigim uzuuun mu uzun kitabin sayfalarindan birinde de sevgili Francisco diyor ki geride kalanlara "Brother, you asked for it" ...
Burda havalar cok guzel...Biliyor musun ki ben eskiden butun yazlarimizi beraber gecirdigim cok yakin arkadasima kisin yazdigim her mektubun basinda boyle bir hava durumu ozeti verirdim? Neden bilmiyorum, belki de boyle yillar sonra nese malzemesi olsun diye yapmisimdir...Neyse bu gereksiz ayrintiyi bir kenara birakirsak eger...
Burda havalar dedim ya iste cok guzel. Her gun gunes, boyle diyorum ki bazen bir yaz mevsimi nasil bu kadar guzel gecebilir diyorum. Ne cok sicak ne cok soguk, boyle 25-30 derece civarlarinda oldu butun yaz, hic de beklemiyorduk boyle gelismesini havalarin; sasirdik, mutlu olduk, boyle bir cocuk olduk senin anlayacagin.
Sabahlari ise gitmek icin kalkinca bir huysuz tavuk olmadik mesela. Haftasonlari da sehrin degisik mekanlarini sectik piknik yapmak icin, cocukluktan kalan piknik anilarindan konustuk durduk; mesela bir keresinde cimlere kurumasi icin biraktigim corabi bir turlu bulamamistim da bir bakmistim bir inek agzinda gevis getiriyordu benim minik corabimla...Boyle eglenceli anilardan konustuk hep. Annemle benim eski arabamizin onunde kocaman yaprakla cekilmis fotosunu animsadik, cocukluk fotolarinin evin hangi kosesinde gizlendigini merak ettik falan...Sonra aksamlari nehir kiyisinda yuruyuse ciktik, taa uzaklardan "ne olcak bu memleket hali" muhabbetlerini eksik etmedik, "ne zaman donsek" tartismalari da yaptik hic sonuclanmayan...E tabi adada yasiyoruz ya, 2-3 haftada bir degisik bir plaj kesfettik, nasil guzel yerler var bir gorsen. Boyle ilik tertemiz suda yuzerken kendimizden gectik, dalgiclik ogrenseydik ne guzel olurdu diye dusunduk...vs vs...Oyle gecti gitti bir yaz...
Gecti gitti diyorum da sen de aa daha Agustos'un ortasini yeni gectik cik cik cik diyorsun bana, duyuyorum...Ben de gectigine inanmadim ilk basta ama vitrinlerde sonbahar kiyafetlerini gorunce biraz biraz iskillendim, gercekten yaz bitiyor olabilir mi diye. Sanirim dolabin derinliklerine attigim semsiyeyi de cikartmam gerekecek yine...Neyse bunlari donunce dusunurum artik...
Donunce diyince sen de bir iskillendin biliyorum, nerde yine bu kiz diye. Ben yine Galler'e geldim, iste kurs murs sinav minav durumlari. Sinavlar daha Kasim'da ama hazirliklari basladi...Butun gun kocaman bir dosya konuyu yillardir anlatmanin verdigi rahatlikla, her seyi bildigimizi dusunerek, isik hiziyla anlatan bir hocam var. Hizli oldugu kadar da kaderci kendisi, bir sey sordugun zaman "I'm afraid you just need to learn this way, you won't have the time to ask why in the exam and you won't have the time to calculate this...bloody bla bla...it's just like this, some genious find it and it's the easiest way, accept it..." pisirti cevap veren bir curetkarliga sahip. Bu arada da dusunmenin ne kadar gerekli bir sey oldugundan sayfalar dolusu olay ve aciklamayla bahseden, neden aramayi oven de bir kitabim var, yani basimdan ayiramadigim...Bir de ben varim tabi iste arada boyle bir onu bir bunu dusunup, dusunup dusunup oturan, zamanini bekleyen karakter olarak hikayede.
Neyse sen onu bunu gec de...diyorum ki havalar guzel, yaz guzel, Galler'de bir kurstayim ama olsun. Buranin dogasi nasil guzel bir gorsen! Her gun yuruyuse cikiyorum, kilometrelerce yuruyorum yuruyorum, sehirden uzaklasmanin tadini cikartmaya calisiyorum.
Boyle iste sevgili foodie. Yaz bitmeden sana yazin guzelliklerinden bahsetmek istedim bir postta.da, her gun yemek olmaz ki ama di mi?
Butun bunlari yazarken iste o bahsettigim uzuuun mu uzun kitabin sayfalarindan birinde de sevgili Francisco diyor ki geride kalanlara "Brother, you asked for it" ...
Monday, July 14, 2008
The Press Room: Ac Tavuk, Dari ambari ve Irmik iliskisi uzerine
Bir "ac tavuk ve dari ambari" olayi var tabi ortamda, yaklasik 6 aydir yapmadigim kadar verimli bir 1.5 saatlik gym seansi sonrasi aklim Portakal Agaci'nin da yazdigi annemin aralikta gittigimde yaptigi kadayifli muhallebi ve de irmik tatlilarinda :) Ama ne demis yuce Davina work-out cd.si boyunca, no pain no gain no pain no gainn :))
Her neyse...malumunuz zati alimde bir yemek cekme durumu mevcut, yani saka yapmiyorum, gercekten boyle bir mistik bir durum olduguna karar verdim kendimce. Hic alakasiz vapurda yanima oturan adam sef cikiyor yani o derece :)) Bu eve tasindim ya mesela evin sahibi adam aslinda finans isinde ama ne finansi sizce? Tencere-tava firmasi, cunku onceden sefmis. Esinin de annesi yemek ogretmeni yani bu kadar tesaduf karsisinda hayretler icindeyim.
Neyse iste boyle bir cekim oldugu icin de nereye gitsem guzel bir yiyecek denk geliyor, metropol olsun, dag basi olsun, hic farketmez. Eminim Mars'a gitsem orda bir berry felan bir sey bulurum ilginc ve leziz :))
Gallerde kurstayken dag basinda oldugumuz icin ancak kaldigimiz yerden yemek yiyebiliyorduk, disarda pek bir gidilecek bir yer yoktu. Neyse ki haftasonlari falan biraz uzaktaki bir kasabaya gidebiliyorduk arabayla. Iki guzel kasaba vardi yakinda, biri Conwy digeri de Llandudno. Conwy daha kucuk olmasina ragmen cok daha guzel bence Llandudno'ya gore.
Ingiliz zevkine uygun ivir zivir bir suru sandvic ve de tabi ki de muhtesem tartlar var. Bu fotograflarda gordugunuz super ustu lezzet pecan tart, icinde irmik olan, fazla agir olmayan bir tart hamuru ki icine pit pit pecan cevizleri atilmis, hafiften sicak olarak geliyor. Ustune de nefis vanilyali dondurma :) O taraflara giderseniz kacirmak istemeyeceginiz lezzetlerden biri kesinlikle! Aklinizda olsun :)
Kasabadan bir manzarayla yazima son vereyim. Boyle iste, bir deniz kenari, world heritage kaleli, gel git sulu, etrafini ceviren yesilliklerde beyaz noktacik kuzularin yasadigi bir memleket Conwy.
Herkese min 20C havali bir hafta dilerim :)
Sunday, June 15, 2008
* Yaz geldi Burcuk! *
Etraftaki tek diger canli turu isten arkadaslarim ve kamp calisanlari disinda kuzular oldugu icin, dayanamadim bir tanesini yanimda getirdim. Kendisi fotografta benim ders notlarim uzerinde dururken (:)) goruluyor:)
Isle alakadar bir durumdan dolayi Bristol'a tasindim ve kisa ve stresli bir surec de ev arayarak gecti. Neyse butun sikintilar bir yana, artik tasinma telasesi ertesi kendine gelme ve keyif donemindeyim :)
Zamanimin cogunu iste, geri kalanini da sehri kesfederek geciriyorum. Yazin geldigini belli eden bir kac gunesli gun oldu, o yonden de bir mutluluk bir mutluluk sormayin gitsin :) Saka bir yana ciddi ciddi gunesli gunler olmaya basladi, her ne kadar boyle bir kemik isitici sicak modunda olmasa da bir mutluluk ve enerji kaynagi. Ruh hali uzerindeki etkisinin yanisira marketlerde de meyve sebzelerdeki artisla yaz yandan yandan goz kirpmakta :) Tabi sinir bozucu durumlar da olmuyor degil, sahsen hala 4 tane kayisiyi £3'a satan market yetkililerine icin icin soyleniyorum!
Her neyse donusum muhtesem bir sekilde klasik diyetler ve de salatalarla oldu tabi ki:) Yaz aksami soyle ic ferahlatici bir salata yemekten daha guzel olan tek sey babanin yaptigi izgara kofteleri annenin yaptigi gunluk biber tursusuyla yemektir :) Di mi:)
Diger kenarda kesme tahtasi ve sef bicagi sahneye cikar, sirasi onemsiz bir sekilde havuc, taze yesil sogan, salatalik, domates, maydanoz, cig kereviz sapi dogranir. Bulgurla beraber karistirilir, zeytinyagi, tuz ve limonla suslenir. Ustune de maksat muhabbet bir kac beyaz peynir parcasi ve zeytin konulur. O taze kerevizin kokusu maydanozun muhtesem tadiyla birlesir, bulgurun hafifligiyle super otesi bir lezzet cikar ortaya:) Yarim saatte sip sak sak :)
Firinda kofte ve buharda pismis misir ve de portakal suyu ve de tosun rolunde de ben :)
Simdiden afiyet olsun der mutlu bir hafta dilerim! Bir de canim babamin babakus gununu tekrardan kutlarim, kendisi dunyanin en bir cok sevilen babasidir :)
Saturday, May 17, 2008
Inanmasi guc yemek deneyimleri :)
Herkese guzel haftasonlariiii :)
Uzun zamandir yazamiyorum ve de yemekle ilgili de bir sey koyamadim farkindayim. Aslinda burda dag basinda olmama ragmen super bir gourmet cafe buldum muhtesem tartlar yapan ama onu sonradan yazacagim. Simdi malesef hala o kadar vaktim yok ugrasacak, bu hafta 3 tane sinavim var ve de bunlara tekrar tekrar girmek istemiyorum :/ 3 haftadir 7/24 ders seklindeyim, rica ediyorum geceyim :)
Haftasonu bilgisayar basindayken belki ilginc videolara bakarsiniz diye dusundum ;)
Ikisi de Ingiltere'den: Ilki Heston Blumenthal, yemekleri kimyasal reaksiyonlarla yapan bir ilginc sef. Burda Londra disinda Fat Duck isimli bir restorani var ama o kadar pahali ki normal insanlar pek gidemiyor henuz :) Video'da yumurta ve domuzdan dondurma yapiyor ve bunu tuzlu karamel (?), karamelize edilmis brioche (???) ve jole cayla (??????) sunuyor. Oldukca ilginc :)
Ikincisi de BBC'nin en ilginc programlarindan Cooking in the Danger Zone'dan bir klip. Stefan Gates dunyanin pek gidilmeyen, genelde ic/dis savas halinde olan bolgelerine gidip insanlarin yasamak icin ne kadar degisik seyler yediklerinden bahsediyor ve bu degisik seyleri deniyor da ayni zamanda. Degisik seyler derken videoda izleyebileceginiz ipek bocekleri ve fareler de mevcut...Ilk basta bir sok oluyor insan ama aslinda ihtiyac halinde hani olmayacak seyler degil sonucta, di mi?
http://www.youtube.com/watch?v=UlRt5SNXm8E
Bu arada yorum cok komik degil mi? Soft in the inside, crispy on the outside :))) ahahaha :) lezzet hakkinda hicbir yorum yok:)
E yemekler her zaman beklendigi gibi olacak degil ya:)
Guzel haftasonlariii :)
Uzun zamandir yazamiyorum ve de yemekle ilgili de bir sey koyamadim farkindayim. Aslinda burda dag basinda olmama ragmen super bir gourmet cafe buldum muhtesem tartlar yapan ama onu sonradan yazacagim. Simdi malesef hala o kadar vaktim yok ugrasacak, bu hafta 3 tane sinavim var ve de bunlara tekrar tekrar girmek istemiyorum :/ 3 haftadir 7/24 ders seklindeyim, rica ediyorum geceyim :)
Haftasonu bilgisayar basindayken belki ilginc videolara bakarsiniz diye dusundum ;)
Ikisi de Ingiltere'den: Ilki Heston Blumenthal, yemekleri kimyasal reaksiyonlarla yapan bir ilginc sef. Burda Londra disinda Fat Duck isimli bir restorani var ama o kadar pahali ki normal insanlar pek gidemiyor henuz :) Video'da yumurta ve domuzdan dondurma yapiyor ve bunu tuzlu karamel (?), karamelize edilmis brioche (???) ve jole cayla (??????) sunuyor. Oldukca ilginc :)
Ikincisi de BBC'nin en ilginc programlarindan Cooking in the Danger Zone'dan bir klip. Stefan Gates dunyanin pek gidilmeyen, genelde ic/dis savas halinde olan bolgelerine gidip insanlarin yasamak icin ne kadar degisik seyler yediklerinden bahsediyor ve bu degisik seyleri deniyor da ayni zamanda. Degisik seyler derken videoda izleyebileceginiz ipek bocekleri ve fareler de mevcut...Ilk basta bir sok oluyor insan ama aslinda ihtiyac halinde hani olmayacak seyler degil sonucta, di mi?
http://www.youtube.com/watch?v=UlRt5SNXm8E
Bu arada yorum cok komik degil mi? Soft in the inside, crispy on the outside :))) ahahaha :) lezzet hakkinda hicbir yorum yok:)
E yemekler her zaman beklendigi gibi olacak degil ya:)
Guzel haftasonlariii :)
Sunday, May 11, 2008
Wednesday, April 30, 2008
Magic Carpet Ride
Dusundum simdi bir ay boyunca gel git ayni yaziyi gormek cok bayicak, dedim ki bari bir sarki ekliyim. Ama onu da bulamadim bilimum yerlerde, o yuzden diyecegim odur ki bir yerlerden bulsaniz da Brooklyn Funk Essentials'dan Magic Karpet Ride dinleseniz? Tam bir bahar, mutluluk, enerji, Istanbul sarkisi! :)
Tabi burasi soguk, yalniz, issiz, ders dolu, enerjisiz, kotu yemekli vs vs ama geciniz...Zaten burda da gecicek bir kac haftaya ;)
Sevgi saygi bilimum,
Burcuk
Tabi burasi soguk, yalniz, issiz, ders dolu, enerjisiz, kotu yemekli vs vs ama geciniz...Zaten burda da gecicek bir kac haftaya ;)
Sevgi saygi bilimum,
Burcuk
Wednesday, April 09, 2008
Where did you say you were from?
Calistigim yerin Uluslararasi Toplulugu'nun her ay cikardigi haber bulteni icin Istanbul hakkinda bir yazi yazdim. Ne zamandir koyacagim, unutup duruyorum. Aklimdayken ilistiriveriyorum suraya...Bir de bu hafta dersler, onumuzdeki hafta sinavlar, sonraki hafta tasinmacalar, sonraki bir ay sinavlar vs vs hicbir soz vermem ben buraya size mis mis yemek tarifleri yazicam diye! Deli miyim ben? :) Ama Gallerden yardim cagrilari yapabilirim tabi, bakalim...
Sevgiler, saygilar, gunesli erikli gunler :)
----------------------------------------
Oh, I said I'm from Turkey! Yes, you know it right! It's the country that everybody knows with the beautiful coast and where most of the people don't want to believe that there are some ski resorts as well. It's the country welcomes you on the busses in London and in the TV ads on BBC! It's where it's quite easy to get a visa and quite cheap to arrive with new tariffs on budget airlines. So, it might be a good idea to give it a second thought for the upcoming Easter holiday (or maybe around May time when all Bosphorus is covered with pretty purple flowers).
It's a huge country with lots of quite different holiday opportunities and you can find these in detail on the net. Here, I'll only focus on Istanbul, which is great city to discover if you're looking for a short city break. Though I can't promise for a calm relaxing trip (with 12 million people living in a city!), I can guarantee that you'll have an unforgettable journey.
As a city, which had been the capital for the Byzantine and Ottoman Empire for hundreds of years and then faced with the modern Republic of Turkey, Istanbul is a combination of cultures. There are so many things to do, so many places to see and so many delicious food to taste. That’s why I’ll try to give the top ones that you shouldn’t miss :)
Let’s start from the beginning:
Best time to visit:
Either Spring or early-Autumn like September. I know that it’s difficult to believe but Turkey is a really cold country in winter and Istanbul is extremely hot in summer that you don’t really want to go outside. So, May-early June-September are the best months to enjoy it.
How to get there?
Easy Jet is generally the cheapest, besides you can try Pegasus Airlines as another budget airlines. If you’re lucky enough, you can also find some cheap tickets from Travelocity or Opodo for Turkish Airlines or British Airways. It takes only 3,5 hrs from London.
How to travel in the city?
There are shuttles called Havas going from the airport to the Asian and European side of the city. It’s a bit expensive compared to other ways such as the light railway but much more convenient and time-saving.
During your stay, you can use busses, tube and ferries – especially if you’re crossing the Bosphorus. Travelling via ferry is a must-to-do in Istanbul, just order a Turkish tea, buy a simit (a special type of pasty with sesame seeds) and enjoy the scenery with sea gulls!
You can also use cabs in the city but keep in mind that the traffic jam is one of the most important problem in Istanbul, so it’s better to spend as less time as possible on travelling.
Where to stay?
First of all, it’s very difficult to define a city centre in Istanbul! That’s why it’s very difficult to give a particular advice for accommodation too. If you’re rich enough, I’ll recommend one of the hotels with sea view, there’re some really famous ones, e.g. Ciragan Kempinski, yet very (!!!) expensive. Still, you should try the area around Ortakoy to have a luxurious accommodation. Otherwise, if you want to stay in the historical side, Sultanahmet is the place; and if you want to party every night and don’t want to spend so much time going back to your hotel, then you should try Taksim.
Must see tourist places?
I’ll give you some names and it’s your homework to find them in your guide ;)
Sultanahmet: Blue Mosque, Hagia Sophia, Topkapi Palace, Basilica, Grand Bazaar – If you want to do some shopping in Grand Bazaar, don’t hesitate to use some of your negotiation skills! There’s always a discount opportunity and if you use some Turkish names, this will help you to build up some sympathy with the seller! Just talk about your lovely colleague, of course myself :), back in the UK and how close we’re bla bla bla, believe me it’ll work :)
Eminonu: Misir Carsisi
Besiktas: Dolmabahce Palace
Ortakoy
Taksim – Beyoglu
Bosphorus: If you have 3-4 days, don’t hesitate to spend one of your days for the Bosphorus, it’s so pretty! You can take a ferry from Eminonu or Besiktas to go to Anadolu Kavagi. This will take you through all Bosphorus and give you chance to see the beautiful city scenery. You can give a break in Anadolu Kavagi, taste some delicious fish and mussels, and turn back to your starting point. It takes a little bit long time, but it’s such a nice journey.
Islands: There’re some big islands in Istanbul, such as Buyuk Ada or Heybeli Ada, to where you can go to with ferries. Again, this will probably take your whole day but especially Buyukada is so nice and worth to visit I think.
Rumelihisari: This is a small castle just in the middle of two bridges. That’s why the scenery is quite nice. It’s a bit long but a nice walking way from Rumelihisari to Besiktas where you can walk through some really nice parts of the city, such as Bebek and Arnavutkoy.
Museums: Istanbul Modern & Sabanci Museum are worth to visit besides the museum within the palaces such as Topkapi or Dolmabahce.
What to eat?
Here comes the best part:) Turkey is a heaven of food! There’re so many things to try:
Best for Turkish Breakfast: Kale Cafe. This is in Rumelihisari, just beside the sea. It’s a bit crowded at the weekends. It’d be great if you can go during the week and sit in the table in that little balcony :) The food is amazing, no more comments really!
Best for Kebap: Develi Restaurant. There’re so many kebap shops all around Istanbul. But if you want to try some real traditional kebaps, you should try Develi. Especially the one with pistachios is so yummy!
Best for traditional Turkish-Ottoman kitchen: Konyali Restaurant. This is in Kalyon Shopping Mall and a bit expensive, but worth to try if you’re not broke. It’s also good for business lunches/dinners FYI.
Best place to go with your other half: Vogue, 5. Kat, Leb-i Derya or 360 degree. All have amazing scenery with delicious food! Not so traditional though.
Best milky deserts: Saray Muhallebicisi. You might be familiar with rice pudding but there’re more to try in Saray. I especially suggest you to try kazandibi :)
Best waffle: Abbas. Ok, I know that waffle is not Turkish but you should still try Abbas which is much more different than the ones you have here! So, so, so yummy!!! Nothing like you tried before! By the way, it’s in Bebek.
And where can I party?
Taksim is the best place to get intoxicated! There’s a part of Taksim called Nevizade and there’re many pubs and bars around this area. There’re also nice cafes to chill out with friends, such as KV, in Tunel, again in Taksim.
If you want to go for a nightclub: Babylon, Mojo, Roxy, and some posh ones such as Angelique Buzz, Laila, Reina, Sortie.
______________________________
This is only a short introduction I can give for Istanbul and there’re loads to tell about. If you still need some advice, please don’t hesitate to contact me and I hope you’ll have a wonderful break in the city, which combines Europe to Asia :)
Sevgiler, saygilar, gunesli erikli gunler :)
----------------------------------------
Oh, I said I'm from Turkey! Yes, you know it right! It's the country that everybody knows with the beautiful coast and where most of the people don't want to believe that there are some ski resorts as well. It's the country welcomes you on the busses in London and in the TV ads on BBC! It's where it's quite easy to get a visa and quite cheap to arrive with new tariffs on budget airlines. So, it might be a good idea to give it a second thought for the upcoming Easter holiday (or maybe around May time when all Bosphorus is covered with pretty purple flowers).
It's a huge country with lots of quite different holiday opportunities and you can find these in detail on the net. Here, I'll only focus on Istanbul, which is great city to discover if you're looking for a short city break. Though I can't promise for a calm relaxing trip (with 12 million people living in a city!), I can guarantee that you'll have an unforgettable journey.
As a city, which had been the capital for the Byzantine and Ottoman Empire for hundreds of years and then faced with the modern Republic of Turkey, Istanbul is a combination of cultures. There are so many things to do, so many places to see and so many delicious food to taste. That’s why I’ll try to give the top ones that you shouldn’t miss :)
Let’s start from the beginning:
Best time to visit:
Either Spring or early-Autumn like September. I know that it’s difficult to believe but Turkey is a really cold country in winter and Istanbul is extremely hot in summer that you don’t really want to go outside. So, May-early June-September are the best months to enjoy it.
How to get there?
Easy Jet is generally the cheapest, besides you can try Pegasus Airlines as another budget airlines. If you’re lucky enough, you can also find some cheap tickets from Travelocity or Opodo for Turkish Airlines or British Airways. It takes only 3,5 hrs from London.
How to travel in the city?
There are shuttles called Havas going from the airport to the Asian and European side of the city. It’s a bit expensive compared to other ways such as the light railway but much more convenient and time-saving.
During your stay, you can use busses, tube and ferries – especially if you’re crossing the Bosphorus. Travelling via ferry is a must-to-do in Istanbul, just order a Turkish tea, buy a simit (a special type of pasty with sesame seeds) and enjoy the scenery with sea gulls!
You can also use cabs in the city but keep in mind that the traffic jam is one of the most important problem in Istanbul, so it’s better to spend as less time as possible on travelling.
Where to stay?
First of all, it’s very difficult to define a city centre in Istanbul! That’s why it’s very difficult to give a particular advice for accommodation too. If you’re rich enough, I’ll recommend one of the hotels with sea view, there’re some really famous ones, e.g. Ciragan Kempinski, yet very (!!!) expensive. Still, you should try the area around Ortakoy to have a luxurious accommodation. Otherwise, if you want to stay in the historical side, Sultanahmet is the place; and if you want to party every night and don’t want to spend so much time going back to your hotel, then you should try Taksim.
Must see tourist places?
I’ll give you some names and it’s your homework to find them in your guide ;)
Sultanahmet: Blue Mosque, Hagia Sophia, Topkapi Palace, Basilica, Grand Bazaar – If you want to do some shopping in Grand Bazaar, don’t hesitate to use some of your negotiation skills! There’s always a discount opportunity and if you use some Turkish names, this will help you to build up some sympathy with the seller! Just talk about your lovely colleague, of course myself :), back in the UK and how close we’re bla bla bla, believe me it’ll work :)
Eminonu: Misir Carsisi
Besiktas: Dolmabahce Palace
Ortakoy
Taksim – Beyoglu
Bosphorus: If you have 3-4 days, don’t hesitate to spend one of your days for the Bosphorus, it’s so pretty! You can take a ferry from Eminonu or Besiktas to go to Anadolu Kavagi. This will take you through all Bosphorus and give you chance to see the beautiful city scenery. You can give a break in Anadolu Kavagi, taste some delicious fish and mussels, and turn back to your starting point. It takes a little bit long time, but it’s such a nice journey.
Islands: There’re some big islands in Istanbul, such as Buyuk Ada or Heybeli Ada, to where you can go to with ferries. Again, this will probably take your whole day but especially Buyukada is so nice and worth to visit I think.
Rumelihisari: This is a small castle just in the middle of two bridges. That’s why the scenery is quite nice. It’s a bit long but a nice walking way from Rumelihisari to Besiktas where you can walk through some really nice parts of the city, such as Bebek and Arnavutkoy.
Museums: Istanbul Modern & Sabanci Museum are worth to visit besides the museum within the palaces such as Topkapi or Dolmabahce.
What to eat?
Here comes the best part:) Turkey is a heaven of food! There’re so many things to try:
Best for Turkish Breakfast: Kale Cafe. This is in Rumelihisari, just beside the sea. It’s a bit crowded at the weekends. It’d be great if you can go during the week and sit in the table in that little balcony :) The food is amazing, no more comments really!
Best for Kebap: Develi Restaurant. There’re so many kebap shops all around Istanbul. But if you want to try some real traditional kebaps, you should try Develi. Especially the one with pistachios is so yummy!
Best for traditional Turkish-Ottoman kitchen: Konyali Restaurant. This is in Kalyon Shopping Mall and a bit expensive, but worth to try if you’re not broke. It’s also good for business lunches/dinners FYI.
Best place to go with your other half: Vogue, 5. Kat, Leb-i Derya or 360 degree. All have amazing scenery with delicious food! Not so traditional though.
Best milky deserts: Saray Muhallebicisi. You might be familiar with rice pudding but there’re more to try in Saray. I especially suggest you to try kazandibi :)
Best waffle: Abbas. Ok, I know that waffle is not Turkish but you should still try Abbas which is much more different than the ones you have here! So, so, so yummy!!! Nothing like you tried before! By the way, it’s in Bebek.
And where can I party?
Taksim is the best place to get intoxicated! There’s a part of Taksim called Nevizade and there’re many pubs and bars around this area. There’re also nice cafes to chill out with friends, such as KV, in Tunel, again in Taksim.
If you want to go for a nightclub: Babylon, Mojo, Roxy, and some posh ones such as Angelique Buzz, Laila, Reina, Sortie.
______________________________
This is only a short introduction I can give for Istanbul and there’re loads to tell about. If you still need some advice, please don’t hesitate to contact me and I hope you’ll have a wonderful break in the city, which combines Europe to Asia :)
Monday, April 07, 2008
Pek garip!
Pek garip seyler oluyor! Bir gun 15 derece gunesli bir bahar gunu olup diger gun sabah 0 derece karli bir kis gunu oluyor. Sonra gunes aciyor tekrardan, ardindan yagmur ve tum gun gunesli bir havanin ardindan da patir patir dolu yagiyor. Cati katindan daha da garip gorunuyor, kiremitlerin uzerinden yuvarlanan dolu taneleri...Bu arada demin yeni ev arkadasina sordum, dolunun ingilizcesi hail'mis...Iste boyle Nisan'a girdik ama bahar gelmemekte niyetli!
Bir yaz daha firtinali gecerse diyorum acaba TC yollari tastan mi?
Bir yaz daha firtinali gecerse diyorum acaba TC yollari tastan mi?
Subscribe to:
Posts (Atom)